Siber güvenlik çoğu zaman yalnızca teknik bir mesele gibi görülür. Oysa güvenliğin büyük bölümü; erişim alışkanlıkları, e-posta kullanımı, parola yönetimi ve günlük çalışma disiplininden etkilenir. Bu nedenle siber güvenlik yaklaşımı; farkındalık çalışmaları ve temel kontrol prensipleriyle birlikte ele alınır.
Bu çerçevede amaç, karmaşık çözümlerle “gösterişli” güvenlik kurmak değil; operasyonu yavaşlatmadan riski azaltan, sürdürülebilir bir güvenlik düzeni oluşturmaktır.Farkındalık tarafında; güçlü parola kullanımı, çok faktörlü doğrulama yaklaşımı, şüpheli bağlantı/ek yönetimi, cihaz güvenliği ve güvenli dosya paylaşımı gibi konular öne çıkar. Bu alanlarda küçük davranış değişiklikleri bile kurumsal risk profilini anlamlı biçimde iyileştirebilir.
Temel kontroller ise güvenliği “rastgele” değil, yönetilebilir hale getirir.
Örneğin; erişim yetkilerinin periyodik gözden geçirilmesi, kritik hesapların korunması, yedekleme düzeninin netleştirilmesi ve temel güncelleme disiplininin sağlanması gibi başlıklar bu kapsamda değerlendirilebilir. Bu kontrollerin düzenli uygulanması, olası sorunlarda toparlanma hızını artırır ve kurumsal sürekliliği destekler.
Uygulama yaklaşımı kademeli ilerler: önce en kritik alanlar ele alınır, ardından kapsama göre genişletilir. Böylece güvenlik; bir “tek seferlik proje” olmaktan çıkar, kurum kültürünün bir parçasına dönüşür.




